Take a fresh look at your lifestyle.

Diyabet Nedir- Diabetus Mellitus (DM) – Diyabet Belirtileri

0

Diyabet Nedir (Diabetus Mellitus) DM

Diyabet nedir, Diyabet belirtileri, Tip 1 diyabet nedir, Tip 2 diyabet nedir?

Diyabet nedir: Diyabet veya Diabetus Mellitus (DM) vücutta insülün hormanunun yetersiz oluşu, hiç üretilmemesi veya vücut tarafından efektif kullanılamaması nedeniyle kandaki glukoz seviyesinin yükselmesi sonucu ortaya çıkan kronik bir durumdur. İnsülün hormonu pankreas tarafından salgılanan bir hormondur. Vücut tarafından enerjiye dönüştürülecek glukozun kandan hücreye taşınmasında sorumludur.  İnsülin eksikliğinde veya hücrelerin insülüne olan duyarlılığının azalması durumunda kan glukoz kan miktarının artması hiperglisemi olarak ifade edilmektedir. Hiperglisemi kardiyovasküler hastalıklar, nefropati, nöropati, vb. gibi birçok sağlığı tehdit eden komplikasyonlara ve organ hasarına neden olmaktadır.

Tarihçe:

Diyabet ile ilgili ilk bilgilere gerçek anlamda M.S. 6.yy’da mısır papirüslerinden ulaşılmıştır. “Diabetes” kelimesi akıp boşalma anlamına gelir. M.S. 150’lerde Kapadokyalı Hekim Aretaeus tarafından diyabetin etin, kolların ve bacakların eriyerek kana geçmesi şeklinde ilk tanımlaması şeklinde tanımlaması yapılmıştır. 19.yy’da Claude Bernard idrardaki tatlı maddenin karaciğerde glikojen olduğunu bularak fizyoloji alanında önemli bir adım atmıştır. 1936’da İngiltere’de Sir Himsworth ilk kez insülin duyarlılığında bahsetmiştir. Yine aynı dönemde TİP 1 ve TİP 2 diyabet kavramları yeni ortaya konmaya başlanmıştır. 1958’de Frederick Sanger yapısı açıklanan ilk protein olan insülin sayesinde Nobel Ödülü’nün sahibi olmuştur. Daha sonradan 1959 yılında diyabet, insüline bağımlı ve insüline bağımlı olmayan diyabete olarak ikiye ayrılmıştır.

Epidomiyoloji:

Günümüzde diyabet ülkemizde ve dünyada önemi giderek artan bir sağlık sorunu haline gelmiş bulunuyor. UluslarArası Diyabet Federasyonu (IDF) verilerine göre 2017 yılında tüm dünyada diyabetli hasta sayısı 425 milyon ve giderek artacağı öngörülmektedir. Diyabet dünyadaki başlıca 10 ölüm nedeni arasında yer alır.

Sınıflandırma:

Diyabet hastaları başlıca iki kategoride sınıflandırılır. TİP 1 Diyabet insülin eksikliğinden kaynaklanan, TİP 2 Diyabet ise İnsülin sekresyonunun yetersizliğiyle karekterizedir. Bunların yanında gebelikte ortaya çıkan diyabet Gestasyonel Diyabet olarak adlandırılmaktadır.

Tip 1 Diyabet Nedir

Tip 1 diyabet vücudun insülin eksikliğidir. İnsülini çok az üretir veya hiç üretemez. Tip 1 diyabet en sık çocuklarda ve adölesanlarda görülmesine karşın her yaşta da görülebilir. Tip 1 DM hastaları kan glukoz seviyesini normal aralıkta tutmak için günlük insülin enjeksiyonlarına ihtiyaç duyarlar. Eğer insülin almazlarsa hayatta kalamazlar.

Tip 1 DM Semptomları;

  • Enerji eksikliği ve yorgunluk
  • Anormal susuzluk, ağız kuruluğu
  • Sık idrar çıkma, idrar kaçırma
  • Bulanık görme
  • Sürekli açlık ve kilo kaybı

Tip 2 Diyabet Nedir

Tip 2 diyabet Tip 1’den daha yaygındır, hatta en yaygınıdır. Tüm diyabet vakalarının yaklaşık olarak %90’ını oluşturur. Tip 2 Diyabette Hiperglisemi, yetersiz insülin üretiminin ve insülin direnci olarak tanımlanan vücudun insüline karşı duyarsızlığının bir sonucudur. İnsülin direnci durumunda insülin etkisizdir. Yani vücut insülini algılamaz ve başlangıçta artan kan glukoz seviyesini düşürmek için yeniden insülin üretir. Böylelikle de insülin üretimi gereğinden fazla olur. Ancak zamanla göreceli olarak yetersiz insülin üretilir. Tip 2 diyabet çoğunlukla çok yaşlı bireylerde görülür. Ancak artan kötü beslenme ve obezite nedeniyle gençlerde, çocuklarda ve adölasanlarda da görülme oranı artmaktadır.

Tip 1 DM’ in başlangıcı genelde yavaştır. Hastalık uzun yıllar boyunca semptom vermeden ilerleyebilir. Hastalığın başlangıcının teşhis edilmesi zordur. Hatta Tip 2 diyabet hastalarının üçte birinden fazlasına teşhis konulamayabilir. Bazı hastalar böbrek yetmezliği, ayak ülseri gibi komplikasyonlarla başvurduklarında da Tip 2 diyabet teşhisi konulabilir. Hastalığın neden geliştiği sorusuna henüz net bir cevap verilememektedir. Ancak hastalığın obezite, yaşlılık ve genetik faktörler ile sağlam bağlantıları vardır. Bunların yanında birde değiştirilebilir risk faktörleri vardır:

  • Kötü beslenme
  • Fiziksel inaktivite
  • Sigara
  • Yetersiz sebze, meyve tüketimi
  • Fazla şekerli yiyecek, içecek tüketimi (güncel bulgular fazla miktarda tatlandırılmış şekerli içecek tüketimi ile Tip 2 DM arasında sağlam ilişki olduğunu göstermektedir.

Tip 2 Diyabet Semptomları;

  • Yorgunluk
  • Artan susuzluk
  • Yavaş iyileşen yaralar, tekrarlayan enfeksiyonlar
  • Sık idrara çıkma
  • El ve ayaklarda karıncalanma, uyuşma olmak üzere Tip 1 DM’ in semptomları da görülebilir.

Gestasyonel Diyabet Nedir

Hiperglisemin ilk kez gebelikte teşhis edilmesi Gestasyonel Diyabet  olarak adlandırılır. Kan şekeri seviyesinin biraz yükseldiği kadınlar Gestasyonel diyabet olarak ve kan şekeri seviyesinin büyük oaranda yükseldiği kadınlar ise gebelikte hiperglisemi olarak adlandırılır. GDM, hamile kadınları genellikle gebeliğin 2. Ve 3. Trimesterlerinde etkileyen ancak gebelik sırasında herhangi bir zamanda ortaya çıkabilen bir diyabet türüdür. Bazı kadınlarda diyabet, gebeliğin ilk üç ayında teşhis edilebilir fakat bu tür durumların çoğunda diyabetin gebelik öncesi de var olup teşhis edilmediği düşünülmektedir. GDM’ in semptomları normal gebelik semptomlarından ayırt etmek zor olabileceğinden gebeliğin 24. Ve 28. Haftaları arasında oral glukoz tolerans testi yapılması önerilmektedir.

Diyabet Komplikasyonları:

Akut Komplikasyonlar;
  • Hipoglisemi: Sorun yaratacak düşük kan şekeri
  • Diyabetik ketoasidoz: Şiddetli karın ağrısı, bulantı, kusma
  • Hiperglisemik hiperosmolar durum: Metabolik asidoz triyadı, hipoglisemi ve ketoz
  • Hiperglisemik diyabetik koma
  • Bilinç kaybı ve enfeksiyon
Kronik Komplikasyonlar;
  • Nefropati: Böbrek yetmezliğine neden olabilir
  • Nöropati: Motor, duyusal ve otonom sinirlerin aktivitelerinde bozulma
  • Retinopati: Diyabetik göz hastalıkları denebilir.(Katarakt, glokom odaklanma kabiliyetinde kayıp, ve çift görme)
  • Anjina: Göğüs ağrısı (kan akışı ve oksijen yetersizliği)
  • Koroner arter hastalığı
  • Perifal arter hastalığı
  • Diyabetik ensefalopati
  • Diyabetik ayak
Diyabetik Ayak

TEDAVİ

  • Diyabette asıl hedef kan şekerinin normal düzeylerde tutulmasıdır. Ayrıca risk faktörlerinin de kontrol altına alınması gerekir.(aşırı kilo, yüksek kan basıncı vs.)
  • Günümüzde Tip 1 diyabeti durduracak bir tedavi yoktur. Ancak yaşam tarzı değişiklikleriyle Tip 2 diyabet gelişme riski önlenebilir.
  • Egzersiz
  • Hasta eğitimi
  • Tıbbi beslenme tedavisi (ilaç tedavisi)

Fizyoterapi ve Rehabilitasyon

Diyabet hastalarının egzersiz kapasiteleri normal saglıklı bireylere göre daha düşüktür. Gövde esnekliği azalmış olabilir. Kas kuvvetlerinde azalma, duyu kaybı, kaslarda atrofi, normal eklem hareketlerinde de limitasyon meydana gelebilir. Diyabetin sebep olduğu bu sorunların giderilmesi için fizyoterapist tarafından değerlendirilmesi gerekir.

  • Eklem hareket açıklığının değerlendirilmesi
  • Vücudun (vücut kitle endeksi, yağ oranı, vb.)değerlendirilmesi
  • Kas kuvvetinin değerlendirilmesi
  • Duyu testleri
  • Esneklik testleri
  • Denge
  • Yürüyüşün değerlendirilmesi
  • Yaşam kalitesinin değerlendirilmesi vb. Bu programlar ihtiyaçla beraber hastaya göre çoğaltılabilir.

Bu programların genel amacı şöyledir:

  • Eklem hareket açıklığının arttırılması
  • Kan glukozun kontrol altına alınması
  • Kas enduransı ve kuvvetin kontrol altına alınması
  • Esnekliğin arttırılması
  • Duyu eğitimi
  • Denge ve yürüyüş eğitimi vs.

Düzenli Egzersizin Faydaları:
  • Kan glikoz seviyesi düşer
  • insülin direnci azalır
  • Tip 2 diyabetin gelişmesi önlenebilir
  • Kan lipitleri düzenlenir
  • Kilo kaybı kolaylaşır
  • Hipertansiyon düzenlenir
  • Dokuların oksijenlenmesi artar
  • Esneklik artar
  • Yaşam kalitesi artar
  • Psikoloji olumlu etkilenir

Elektrofiziksel Ajanlar:
  • Genellikle diyabetle beraber gelişen komplikasyonlarında kullanılır.(diyabetik ayak tedavisi)
  • Diyabetik Nöropatide TENS ağrıyı azaltmada etkilidir.(magneoterapi de ağrı, uyuşma için kullanılabilir)

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası